Doğum Günü…

0
97

 

Doğum günü, doğan birey açısından bir başlangıç yakın çevresi açısından da önem ve heyacan taşır. 9 ay bir karında yaşamak; yetişmek nasıl mükemmel bir olaydır. Bunu Yüce Yaradan nasıl mümkün kılmış, kolaylaştırmış; nasıl da kainatın her bir zerresini düzene, hizaya. Bir beden 9 ay boyunca kendi ağırlığına eklenen bir yükü nasıl taşıyor, bu durum ne büyük maharet değil mi? Lâkin Yüce Yaradan kulunun yükünü nasıl da ona bir azim bir umut bir mutluluk vesilesi kılmış değil mi?

 Bu raddeye gelene kadar eşlere hûzuru temin etmiş ki yaradan; anne de baba da 9 ay boyunca sebatla beklemiş, beklemeye niyet etmiş.

Ne güzel buyuruyor Yüce Mevlam:

“Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.”[1]

Eşler arası sevgi ve eşsiz bir huzurun temin edilmesi inananlar için bir tefekkür sebebi oluyor. SübhanAllah..

(İyi düşünen, akleden) İnsan, bu güzel ayeti okuyunca evliliğin ne kadar mübarek bir müessese olduğunu anlıyor şüphesiz.

 Elhamdulillah ki Ümmet-i Muhammed evliliğin önemini ve yerini biliyor. İffetin, namusun timsali olan evlilik müessesine adım atan fertler Allah’tan gerektiği gibi hâyâ edindiği sürece bu evliliğini cennete kadar sürdürüyor İnşâAllah.

 Evliliğin en güzel meyvesi olan; evlad, sadece ebeveynlerin değil, Ümmet-i Muhammed’in, akraba-i taallukatın da mutluluklarına vesile olacaktır. Çünkü o evlad İslâm fıtratıyla dünyaya geldiği üzere hem Allah’ın hem Allah’ın elçilerinin hem de Allah yolunda gidenlerin sevgisini,  ve Allah’ın izniyle bu yolda ilerledikçe ailesinin rızasını kazanacak; soyuna, dostluklarına, ilerideki eşine ve evladlarına da huzuru temin etmek için ilk adımını atmış olacaktır.

Ebeveyne, Ümmet-i Muhammede ve akrabaya düşen görevse bu dinin çocuklarına hakkıyla sahip çıkmak ve onların geleceği için çaba sarfetmek olacaktır.

Bu üç görev sahiplerinin üstlerine düşeni bir de Rasulullahın dilinden dinleyelim:

Resulullah (s.a.v) bir gün şöyle buyurdu:

“Allah’ın rahmeti, çocuklarının iyi işler yapmasına yardımcı olan anne ve babanın üzerine olsun!”

“Bu nasıl gerçekleşebilir?” diye sorulduğunda Allah Resulü (s.a.v) buyurdu:

“Çocuklarınızdan, yapabilecekleri bir işi bekleyin; güç yetiremeyecekleri şeyi onlardan istemeyin; onları günah işlemeye mecbur etmeyin; çocuğunuza yalan söylemeyin ve abes şeyler yapmayın.”[2]

Cafer Sadık (r.a), Resulullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakleder:

“Beş şeyi ölene kadar terk etmeyeceğim; …onlardan biri de çocuklara selâm vermektir. Buna titizlikle amel edeceğim ki, benden sonra ümmetim arasında gelenek olsun.”[3]

Peygamberimiz, bizlere akraba ilişkilerini sıkı tutmayı öğütlemiştir.

“Akrabalık bağını koparan (cezasını çekmeden) cennete giremez”[4]

Kardeşlerim bir doğum günü sebebiyle yazdığım bu yazı dünyaya gelen bir insanın ne kadar kıymetli olduğunu anlatma çabamdır.

Doğum günleri Ümmet açısından, ebeveyn açısından, akrabalar açısından önemlidir lakin bu günleri kutlama yaparak değil Yüce Yaradana hamd ederek, dua ederek geçirmek bize en yakışanıdır.

Doğum günü kutlamalarında ise en büyük hediye;

“Rabbime şükürler olsun ki senin gibi güzel bir insan dünyaya bu günde teşrif etmiş. Ancak bundan da önemlisi seni 9 ay boyunca karnında taşıyan annenin ve ona sebatla sevgiyle destekçi olan babanın gönlüdür. İlk tebrik etmem gereken senin annen ve babandır bilhassa yetişmende yardımcı olan akrabaya ve dostlarına da dua ediyorum. Ümmet-i Muhammed’in evladları ilelebet yaşayacaktır. Ve onlar birbirlerine olan sevgisini sadece bir gün değil gerekirse her gün dile getirmekle mükelleflerdir. Peki ya nasıl her gün sevgimi dile getireceğim diye sorarsan da, mesafeler ötesi için ithaf ettiğim iki sözü Allah’a söylediğim takdirde tüm İslâm alemi bu sevgiyi hissedecektir Allah’ın izniyle. Mümin duasıyla yaşar..

 

Önce Rabbimi ve Rasulünü ve onun yolundan gidenleri seviyor ve seni (kanımdan, canımdan yahut dostluk için) karşıma çıkaran her sebebe hamd ediyorum. Rabbim seni başımdan eksik etmesin. Seni Allah rızası için Seviyorum..”

Diyebilmektir.

 Allah’a emanet olun güzel Ümmetim. Sizleri Allah rızası için seviyorum..

Esselamu Aleyküm Ve Rahmetullahi Ve Berakatuh…

Kaynakça : 

[1] Rûm Suresi;21

[2] el-Kâfi, c.6, s.50

[3] Hadis-i Terbiyetî, c.1, s.117; el-Kâfi, c.6, s.47

[4] Buhari, Edeb, 11

CEVAP VER