Sonunu düşünen kahraman olamaz…

0
204

​Şeyh Şamil (1797-1871)

1797 (H.1212) senesinde Dağıstan’ın Gimri köyünde doğdu. Küçük yaşından itibâren ilim öğrendi. Bağdât’a gidip, Mevlânâ Hâlid hazretlerinden ders aldı. Hocası onu irşad için Kafkasya’ya gönderdi. Gazi Muhammed’in şehit oluşunun ardından Çeçenlerin başına geçip yıllarca Rus kâfirleriyle cihad etti. Sonra on yıllık esaretin ardından İstanbul’a geldi. Sultan Abdülaziz’in misafiri oldu Sultan ise : ‘Şamil, bunca imkânsızlıklarla, kendi başına 25 yıl kâfirlerle nasıl çarpıştın? Bütün savaşlara katılıyormuydun? Yoksa bu zaferler senin kumanda kabiliyetin yüzünden mi oldu?’ diye sordu. Şamil oturduğu yerden kalkarak Kafkas kıyafetini çıkardı. Padişah yaklaşarak Şamil’in göğsünde ve sırtında 40′tan fazla ölümcül yara izi olduğunu görüp gözyaşlarına boğuldu. Padişah, Şamil’in ellerini tutarak O’na tahtı işaret etti , ‘Bugün burada oturmaya layık biri varsa bu ancak sensin’ diyerek şanlı mücahidin gönlünü almaya çalıştı. Hac için Mekke-i Mükerreme’ye gitti. Hacıların görmesi için Kâbe’nin üzerine çıkartıldı. 1871 ‘de Medine-i Münevvere’de vefat edip Cennetü’l- Baki’ye defnedildi.

CEVAP VER