Nefes Alamıyorum…

0
92

Ülkemizin ve dünyanın kendisiyle cebelleştiği salgın hastalıktan birçok şey öğrendik. Çünkü biliriz ki her musibet beraberinde ibretiyle gelir…

“İbret alanlar/idrak edenler/öğüt alanlar ise ancak akıl sahipleridir” (Ra’d;19) bilgisini verir Kur’ân-ı Kerim. Bu dönemde birçok liste görmüşsünüzdür; virüsün bize kazandırdığı, getirdiği şeyler hakkında. Lâkin virüsün bizden götürdüğü şeylere de değinmek gerekir. Bedenler dışında şeyler bunlar. Âlemlerin Rabbi Allah, kullarını ve kendisine kul olmak istemeyenleri de almıştır huzuruna. Ne mutlu Allah’ın huzuruna kul olarak gidenlere!

Bazı bedenler dünyadan kul olarak göçerken bazı bedenler ise kul olarak ya da kul hakkı yiyerek kalıyor. Hani şu maskeyi, kolonyayı, birçok besin maddesini fahiş fiyata satanlar var ya “kul hakkı” tabirini lügatından silen insanlar.

Ölümün, hastalığın bile korkutamadığı körelmiş kalplerin olması ne kadar da üzücü. İnanın maskeyle bir saat dışarıda durmak bile solunuma ne kadar zarar veriyor. Düşünsenize her zaman böyle kalmak zorunda olduğumuzu? Düşüncesi dahi korkunç. Maske takmayanlar, ağzını kapatmadan ulu orta öksürenler, yolda yürürken yavaş yavaş yürüyüp ortalığı gezi havasına sokanlar, ağzında maske olmadan dükkanına giren kişilere müsaade verenler, yeterince temizliği sağlamadan rahat rahat insan içine girenler “akledenler” kavramı dışında kalacağı için onlara pek kızmıyorum. Bir yandan dayanışmanın, bir olmanın, yardımlaşmanın had safhada olması gereken şu dönemlerde insanların birbirlerini incitmesine de kızmıyorum -nedenini biliyorsunuz-. Ancak kızmadığım bir kaç şey daha var. Suçlu da olsa bir siyah tenli insanın kendisini ölümle cezalandıran beyaz polise kızmıyorum. Dedim ya hani anlamak için “akıl” gerekli diye. İşte o cinsten bu da. Suratı beyaz, kalbi, aklı katran karası olmuş kimselere ne anlatabilirsiniz ki?

Sorulmadan söyleyeyim. Cenab-ı Allah nimetler verir sonra da verdiğinden sorumlu tutar, hesabını sorar yani. “Akıl” vermiştir Allah, akletmeyenlerin vay haline… “Vicdan” vermiştir sonsuz merhamet sahibi olan Allah, zerre kadar virüse; dağlar kadar meteor taşına gücü yetmeyecek olan da insanken aciz olduğunun farkına varmayan da merhametsiz olan da yine insan olmuştur.

Şimdi neden kızmadığımı anlatabilmişimdir umarım. “İnsan Hakları” savunucusu olan ABD’nin ve ideolojisine değinmeye, dil dökmeye gerek yok fakat susmayalım, zulmü yapan içimizden biri de olsa zulme asla susmayalım.

Yine kızmadığım bir şey var vay o eli kanlı “insan haklarını” savunanlara karşı susanlara.

Biliyor musunuz? ABD Hukuk Sistemi’ne göre eğer bir beyaz siyahı öldürürse nefs-i müdafaadır; siyah beyazı öldürürse bu bir cinayettir; siyah siyahı öldürürse çete hesaplaşması; beyaz beyazı öldürürse kaza; Müslüman beyazı öldürürse terör; beyaz Müslümanı öldürürse bu bir zihinsel problemdir; Heyhat!

Nefes alamıyorum değerli okuyucular. Yüzümde maske varken de zor alıyordum, şimdi de boynumuza dayanan ırkçılık mani oluyor nefes almam(ız)a. Şu maskeden kurtulmak için bir olmak varken bir de boynumuza diz dayayanlar var ya, çıkarsalar maskelerini de ne olduklarını görse dünya…

     “ اَمْ تَحْسَبُ اَنَّ اَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ اَوْ يَعْقِلُونَۜ اِنْ هُمْ اِلَّا كَالْاَنْـعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّ سَب۪يلاً۟ ”

“Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.”

Furkân Sûresi (44)

Emrah TOPCU

10 Şevval 1441

Bu Yazı Dini Haberler‘de Yayımlanmıştır.

Bağlantı: http://www.dinihaberler.com.tr/makale/nefes-alamiyorum-2345

CEVAP VER