İman Kaç Para?

0
168

İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe döneminde yaşayan Hâricîler, büyük günah işleyen herkese “kâfir” diyorlardı. Bir gün kılıçlarını çekmiş bir vaziyette Ebû Hanîfe’nin karşısına çıktılar. Haricîler, büyük günah işleyip ölmüş iki ayrı kişiden bahsedip, bunlar hakkında ne dersin, diye sordular. “Bunlar hangi dinden? Yahudi, hıristiyan yahut Mecûsî mi?” diye sordu İmâm-ı Âzam. “Hiçbiri değil. Bunlar Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve resûlü olduğuna inanan dindendir” dedi Hâricîler.

O zaman İmâm-ı Âzam, “Kelime-i şehadet imanın kaçta kaçıdır?” diye sordu. “İman bir bütündür, parça parça olmaz” diye cevapladı Hâricîler. İmâm-ı Âzam, “İşte bunların (kâfir değil) mümin olduğunu kendiniz de kabul ediyorsunuz” diyerek haklı taraf olduğunu gösterdi. Hatta “Bunlar cennetlik mi cehennemlik mi?” sorusuna verdiği, “(Rabbim) eğer onlara azap edersen, şüphesiz ki onlar senin kullarındır. Kendilerini bağışlarsan, elbette mutlak izzet ve hikmet sahibi olan da sensin” (Mâide 5/118) cevabı da Hâricîler’in silahlarını bırakıp tövbe etmelerine yol açtı.

(İbn Ahmed el-Mekkî, Menâkıbu Ebû Hanîfe).

CEVAP VER